Aile Terapisi

Aile ve evlilik kurumu, boyutları ve içeriği değişime uğramakla birlikte insanlık tarihi boyunca  toplumun temel birimi olma özelliğini korumuştur. Aile ve evlilik kurumunun özellikleri, içinde bulunduğu toplumun sosyal yapısına göre farklılıklar gösterse de tüm toplumlarda büyük benzerlik gösteren yedi temel işlevi vardır. Bunlar; üremek, ekonomik gereksinimleri karşılamak, statü sağlamak, çocukların eğitimini planlamak, din eğitimi vermek, boş zaman etkinliklerini gerçekleştirmek, aile üyelerinin birbirlerini korumaları, karşılıklı sevgi ortamı yaratmak ve cinsel doyum sağlamak gibi işlevlerdir.

Bununla birlikte aile üyeleri arasındaki ilişkiler her zaman dengeli ve uyumlu bir şekilde gelişmeyebilir, hatta zaman zaman, sevgi, saygı, kabul ve paylaşım ihtiyaçlarının karşılanması, iletişim, rollerin ve sorumlulukların yerine getirilmesi, aile sağlığının ve bütünlüğünün korunması, geliştirilmesi gibi süreçlerde aile bireyleri sorunlarla, çözümsüzlüklerle karşılaşabilir, kendilerini çaresiz ve tıkanmış hissedebilirler. Kimi zaman da aile üyelerinden birinin yaşadığı bir sorun ailenin diğer üyelerini doğrudan ya da dolaylı bir şekilde etkiler. Bireylerden farklı olarak çiftler veya aileler bu problemleri birbirlerinden bağımsız olarak yaşamazlar, ailenin dışında başlayan problemler, ailenin içinde çoğalarak devam edebilir.

Aile Tipleri

Ailelerin farklı yaşam stilleri, yaşamı düzenleme biçimleri gibi özellikler, aile tiplerinin de farklılaşmasına neden olabilir. Birçok aile tipi olmasına rağmen, en popüler aile tipleri şunlardır:

Çekirdek (Nuclear) Aileler: Karı, koca ve onların çocuklarından oluşan aile tipidir. Çekirdek aile, çocuklarını sosyalleşebilen gençler ve kültürel gelenekleri, görenekleri, örf ve adetleri öğreterek, gençleri sosyalleştiren ve geleneksel olarak toplumsal rollere hazırlayan bir yapıdır.

Tek Ebeveynli Aileler: Bu aileler çocukların bakımı ve yetiştirilmesinden sorumlu, biyolojik ya da biyolojik bağı olmayan tek ebeveynin olduğu ailelerdir.

Yeniden Evlenen Aileler: Ebeveynlerden birinin ya da her ikisinin daha önce başlarından bir evlilik geçmiş ve önceki evliliklerinden olan çocukları ile birlikte yeni bir evlilik yapmış olan ailelerdir. Bunların dışında farklı aile tiplerinin de varlığından söz edilebilir:

Çocuksuz Aileler: Çocuksuz bir beraberlik sürdürmeyi tercih eden veya geç yaşta evlenme ve biyolojik sebeplerden dolayı çocuk sahibi olamayan ailelerdir. Çocuksuz aileler; çocuk yetiştirme stresine girmeden, birbirleriyle daha çok zaman geçiren, işine ve sosyal yaşamına zaman ayırabilme şansı yüksek olan ailelerdir.

Gey/Lezbiyen Aileler: Aynı cinsiyetten olup, bir arada yaşayan ve çocuksuz olan ailelerdir. Çoğunlukla, yasal olarak izin verilmesi ile bu tür ailelerin kurulmasının makul karşılandığı batı ülkelerinde yaşayan aile tipleridir. Genellikle toplum baskısını üzerinde yoğunlukla hisseden aile tipleridir.

Yaşlı Aileler: 65 yaş ve üzeri kişilerin bir araya gelmesiyle oluşan ailelerdir. Bu aile tipi, emekliliğe geçiş; sağlık; dul olma; cinsel açıdan yoksunluk; yetişkin çocuklara sahip olma; büyük anne- büyük baba olma ve uzun evlilik yaşantısı geçirmiş olma gibi özellikleri taşıyan ailelerdir.

Geniş Aileler: Aynı evde yaşayan anne-baba, büyük anne ve büyükbaba ve çocukları içeren ailelerdir. Yapılan araştırmalar; ekonomik ve tıbbi gelişme ile ilgili faktörler sebebiyle 2020 yılına kadar dört kuşağı bir arada görebileceğimiz geniş ailelerin sayısının artacağından söz etmektedir.

Günümüzde hızla değişen aile yaşamında aile sorunlarına yönelik yardım alma ihtiyacı hızla artmaktadır. Bu ihtiyacı karşılayabilmek amacıyla bu alanda profesyonelleşme ihtiyacı doğmuştur. Aile Terapisi; aile üyeleri arasındaki iletişimin kalitesini arttıran ve çatışmalar ile sorunların  üstesinden gelmelerinde yardımcı olan bir psikoterapi türüdür. Bu terapi biçimi sistemik kurama dayanır, yani parçaları tek başına düşünmeden aralarındaki etkileşimi ele alır ve bütünü görmeyi amaçlar.

Aile terapisinde amaç, aile içinde yaşanan zorlu ve sıkıntılı süreçlerin ele alınarak çatışmaların çözülebilmesi ve tüm aile üyelerinin sağlıklı yönde değişiminin ve gelişiminin sağlanmasıdır. Hem aile içi ilişkileri düzenlenmesi hem de diğer insanlar ve durumlar ile ilişkilerin düzenlenmesi hedeflenmektedir. Terapiye katılan bireyler, kendileri ve diğer aile üyeleri hakkında daha fazla şey öğrenmektedirler. Bireylerin birbirleri ile kurdukları yakın ilişkiler desteklenmektedir. Problemlerle baş etme becerilerinin edinilmesi ile birlikte, sadece o anda yaşanan durumlara çözüm üretilmesi değil, sonrasında da yaşanabilecek bazı zor durumlarla baş edilebilesi sağlanabilmektedir.

Aile terapisinin yoğunlukla kullanıldığı alanlar; aile içi anlaşmazlıklar ve şiddet, ailevi krizler, çocuk ve ergen davranım bozuklukları ya da okul problemleri,  yeme bozuklukları, alkol-madde kullanımı, boşanma veya ayrılma, affektif bozukluklar ve anksiyete bozukluklarıdır. Aile terapisinin majör depresyonda kullanım gerekliliği  de çeşitli araştırmacılar tarafından ortaya konmuştur. Aile içi dinamikler, depresyonun oluşturulması ve devam ettirilmesinin ana nedeni olabilir. Bir diğer bakış açısından depresyon da önceden var olmayan aile problemlerinin oluşmasına neden olabilir. Anksiyete bozukluklannda ve obsesif kompulsif bozuklukta eşin tedaviye katılımı ve ailenin hastalığın tedavisi yönünde yeniden organizasyonu temel stratejik noktalardan biridir. Sosyal fobide aile üyelerinin hastalanmadaki katkısı bilinmektedir. Ancak sosyal fobide aile terapisinin yanında kognitif-davranışçı yöntemlerin ve sosyal yeti eğitiminin de eklenmesi gerekmektedir. Kişilik bozuklukları kişiyi etkilediği kadar ailesini de etkilemektedir ve kişiler arası çatışmayı da aile içine taşımaktadır. Bunun da ötesinde kişiliğin gelişiminde ya da problemlerinde yer alan aile rahatsızlığın oluşumu modelinin içinde yer almaktadır.

SAĞLIKLI AİLE:

Henüz sağlıklı ailenin tanımı ve özellikleri hakkında tam bir anlaşma olmamasına rağmen, aile fonksiyonlarını yerine getiren ve üyelerine doyum sağlayan ailelere sağlıklı aile denir. Sağlıklı ailenin fonksiyonları şöyle sıralanmaktadır: Duyguları paylaşma, Bireysel farklılıkları kabullenme, İlgi ve sevgi duygularının gelişimi, İşbirliği, Mizah duygusu, Yaşamı sürdürmek için temel ihtiyaçların karşılanması Problem çözme, Geniş bir felsefi düşünce, Taahhüt, takdir duygularını ifade etme, İletişim, Birlikte zaman geçirme, Maneviyat, Başa çıkma becerileri. Aile fonksiyonlarının birkaç farklı işlevinin yeterince yerine getirilememesi nedeniyle sağlıksız aileler oluşabilir.

 

Kaynaklar:

1-  Aile Danışmanlığı Kuram ve Uygulamalara Genel Bir Bakış / Prof. Dr. Nilüfer Özabacı, Yrd. Doç. Dr. Zülal Erkan.

2-  Amerikan Uluslar Arası Newport Üniversitesi Davranış Bilimleri Bölümü / Nur Meriç

3-  Aile Terapisi / Armağan Y. SAMANCI, Gıyasettin EKİCİ

4-   www.psikiyatri.org.tr