Aile İçi Huzursuzluklar ve Boşanmalar Giderek Artıyor…

Aile İçi Huzursuzluklar Ve Boşanmalar Giderek Artıyor…

Aile İçi Huzursuzluklar ve Boşanmalar Giderek Artıyor…

Günümüzde aile içi huzursuzlukların ve boşanmaların giderek arttığını belirten TERAPİDER (Aile Terapileri ve Terapistleri Derneği) Genel Başkanı Uz. Dr. Taner CANATAR boşanma sebeplerini açıkladı: Evlilik, mutluluğa atılan bir adımdır ve bir anlamda da tamamlanmak, bütünleşmek  demektir. Evlenecek olan tüm çiftlerin hayalinde de mutlu bir evlilik yaşamı vardır. Buna rağmen farklı aile ve kültürden gelen çiftlerin kimi zaman fikir ayrılıkları, bazı sıkıntılar ve tartışmalar yaşamaları kaçınılmaz olabiliyor. İşte sağlıklı ve mutlu bir evlilik, bu bütünlük duygusunu verdiği için kişiye kendini güvende hissettirir. Ama güven yoksa bu takdirde hırçın ve çaresiz hissettirecektir.

Türkiye’de evlenme boşanma araştırmasının sonuçlarını açıklayan Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre boşanmaların en önemli sebebi geçimsizlik. Çoğunlukla şiddetli geçimsizlik nedeniyle sonlanan evlilikler, aslında  evliliğin uzaktan bakıldığı kadar kolay olmadığını gören çiftlerin, birbirlerini anlamaya ve aralarındaki uyumu korumaya çalışmamaları nedeniyle bitiyor. Evliliklerde iletişim sorunları, aldatma, eşe şiddet uygulama, ekonomik nedenler, çocuklarla ilgili sorunlar, cinsel problemler, fikir ayrılıkları nedeniyle sürekli kavga etme, eşin ailesi ile anlaşamama, aşırı kıskançlık veya eşlerin birbirine yeteri kadar zaman ayıramaması  evliliklerde en sık görülen sorunlar ve tartışma başlıklarıdır. Oysa eşleri mutlu kılmak ve evliliğin sağlıklı yürümesi için;  sevgi, saygı, güven, yakınlık, mahremiyet ve cinsellik çok önemli unsurlardır.  Peki, hangi tartışmalar boşanmanın emaresidir? Sürekli tekrarlandığında boşanmaya doğru götüren tartışmalar kısaca; tartışma esnasında eşlerin birbirini: 1) sürekli eleştirmesi, (2) hor görmesi, (3) “sorun bende değil, sende” anlamına gelen tarzda kendini savunması ve (4) hiçbir tavır sergilemeden tartışmayı sonlandırması olarak özetlenebilir. Tartışmada uzlaşma olmazsa ilişkide buzlaşma olur; bu da ya resmen ya ruhen boşanmaya götürür.

Bunun dışında çiftler evlenir evlenmez kendi hayatlarını yaşamadan hemen çocuk sahibi oluyor. Ancak çocuğun sorumluluğu hem erkeğe hem de kadına ağır gelebiliyor. Giderek artan cinsel işlev bozuklukları da  evliliklerde büyük problem yaratıyor ve çiftler, cinsel hayatlarında mutlu olmadığı için boşanmayı tercih edebiliyorlar. Birbirlerine olan tutkularını ifade eden çiftler, evliliklerinde karşılaştıkları sorunlara ve tartışmalara pembe gözlükle bakarlar, bu sorunları yumuşatırlar ve zamanla çözebilirler. Ancak birbirlerine olan tutkularını ifade edemeyen ya da saklamayı tercih eden, baş başa sohbet etmeyen birlikte yatıp uyumayan veya duş almayan, her defasında eşini cinsellikle cezalandıran çiftler ise evliliklerinde karşılaştıkları sorunlara ve tartışmalara siyah gözlükle bakarlar, bu sorunları sertleştirirler ve zamanla kendilerini mutsuzluğa mahkûm ederler. Oysa sabır, sadakat, koşulsuz sevmek, samimiyet, tutku ve saygı olursa mutlu bir birliktelik ve sağlıklı bir cinsel hayat olur.

Özetle  mutlu evlilik; bir şans değildir; çaba, emek, sabır, özveri, uzlaşma, anlaşma ve önemsemenin bir ürünüdür. Unutmayınız ki mutlu bir eş, mutlu bir yaşam demektir…

Bu gönderiyi paylaş


%d blogcu bunu beğendi: